
Alman Gelin
(Hikaye – Abdulvahap Kara)

Tarihte İlk Defa “Asya Kökpar (Buzkaşı – Oğlaktartış) Şampiyonası” Kazakistan’da Başladı
10-15 Eylül 2013 tarihinde Kazakistan’ın başkenti Astana’da Kazanat Hipodromunda gerçekleşecek şampiyona dokuz ülkenin takımları katılıyor. Kazakistan Milli Sporlar Federasyon Başkan Yardımcısı Bekbolat Tilevhanov’un verdiği bilgilere göre, Afganistan, Çin, Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Moğolistan, Rusya, Türkiye ve Özbekistan’ın katıldığı Kökpar Şampiyonasına “Samurık-Kazına” Holding sponsorluk ediyor.
Kazakistan son yıllarda Türklerin en eski ata sporlarından olan Kökpar veya Oğlaktartış, Oğlakkaptı, Buzağı Kaçırmak’tan Buzkaşı olarak da adlandırılan bu oyunun tekrar canlandırılması için çalışmalar yapıyor. Bu amaçla Uluslararası Kökpar Federasyonu da kuruldu. Federasyona Kazakistan’a komşu ülkelerin yanısıra Pakistan, Türkiye ve hatta Fransa üye olarak katılmış bulunmaktadır. Günümüzde Kazakistan’da yetişkinler ve gençler arasında ayrı ayrı kökpar şampiyonaları gerçekleştirilmektedir. Köy ve ilçe seviyelerindeki yarışmalar hesaba katıldığında Kazakistan’da yılda 300 kadar kökpar turnuvası gerçekleşmektedir.
Kökpar oyununda amaç oğlağı ele geçirmek, sonra belli bir mesafeye taşımak ve belirlenen kuyunun içine atmaktır. Kökpar oyunun kurallarına göre on atlı yarışmaya katılabilir. Ancak alana her takımdan dört oyuncu çıkar. Diğer spor oyunlarında olduğu gibi takımda oyuncu, hatta at değişikliği yapılabilir. Oyunu üç hakem yönetir. Kurallara göre, bir oyuncu yerden oğlağı alırken hücum edilmez. Rakibe kamçı ile vurmak, seyircilere doğru atı sürmek, oğlağı kapan rakibi atından düşürmek veya oğlağı arkasından çekmek yasaktır. Yasaklara uymayan oyuncu 2 dakikalığına oyun dışı kalır. Eksik oyuncu ile oynayan takım zayıflar. Kökpar oyunu basit bir oyun olmakla birlikte yüksek teknik isteyen bir oyundur. Kökpar için darbelere alışkın atın olmasının yanısıra tecrübeli oyuncu da olmak gerekir.
Kazakistan’da 10 Eylül’de başlayan oyunlara 9 takımda 108 çopendoz (atlı binici) katılıyor. 11 Eylül tarihli Aykın gazetesinin haberine göre, ödüller birinciye 10 milyon tenge (yaklaşık 65.000 dolar), ikinciye 6 milyon tenge, üçüncüye 4 milyon tenge’dir. Tüm Türk dünyası 15 Eylül’ü bekliyor. Çünkü, 15 Eylül’de beş gün sürecek oyunların sonucu belli olacak ve ilk Kökpar Asya Şampiyonu ortaya çıkacak.
İki senede bir yapılması planlanan Kökpar Asya Şampiyonasının ikincisinin 2015’te Türkiye’de yapılacağı bildirildi.
I. Asya Kökpar Şampiyonasının tanıtım videosu.
Abdulvahap Kara

Түркияның әнұраны және қазақша аудармасы
İstiklal Marşı
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal… Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal!
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, ‘Medeniyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma, sakın. Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın. Doğacaktır sana va’dettigi günler hakk’ın… Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
Bastığın yerleri ‘toprak!’ diyerek geçme, tanı: Düşün altında binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şuheda fışkıracak toprağı sıksan, şuheda! Canı, cananı, bütün varımı alsın da hüda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli. Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli, Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-i mücerred gibi yerden na’şım; O zaman yükselerek arsa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, hakk’a tapan, milletimin istiklal! (Mehmet Akif Ersoy) |
Тәуелсіздік гимні
Қорықпа, сөнбейді таң шапағына боялған қызыл байрақ. Ол құламайды, құламай түрікте ең соңғы шаңырақ Ол менің елімнің жұлдызы, жарқырап жанған көгімнен Ол менің ұлтымдікі тек менікі болып қалмақ.
Садағаң кетейін ей, ерке айшық мәңгі ашық болсын қабағың Бұл неғылған қатулық қаһарман халқыма жарқырап күліп қара бір Зая кетер әйтпесе сен үшін төгілген қанымыз Қақысы, Қаққа бас иген ұлтымның тәуелсіздік.
Мен ежелден еркін өстім, еркін боп мәңгі қаламын Қай нақұрыс кісендеп ұстамақ болса, таң қаламын Буырқанған өзенмін, бөгеуді бұзып өтетін, Туласам егер тауды да талқандап жаншып ағамын
Темір сауыттылар кеулеген анау күн батыс аспанын, Қасиетті менің жеріме баса алмас олай қастарым. Қорықпа, жаулай алмайды қаһарман түрік ұлтымды Қанша азулы болса да қағамыз тісін басқаның.
Бауырым, киелі топыраққа ашкөз қорқауларды жолатпа Арам тобырға, ар иман толы еліңді тонатпа Хақ тағала уәде еткен сағанда туады ерлік күн Бүгін бе, ертең бе елім деп ертемен қорықпай қон атқа.
Топырақ таразы табаның астында арыңды салмақтар Жатыр оның қойнында кебінсіз мың сан аруақтар Ей, шәйіт ұрпағы күңірентпе көрде жатқан ата-бабаңды Отаның үшін опат бол есіміңді елің ардақтар.
Естісе егер, ел үшін мерт болған жүректің әмірін Қара жер қойнынан шәйттер шығады жарық қабырын Жанымды, сүйген жарымды алсаң-ал саған ризамын Тек мына пәни жалғанда отансыз қалдырма тәңірім.
Шыбыным шырқырап, сұраймын сенен сілкілеп сананы Баспасын ешқашан киелі жерімді арсыздар табаны Таң алдында тәңірге сыйынып, айтылған осынау азандар Көгілдір аспан төрінде жаңғырып боп мәңгі қалады.
Есімім тасқа жазылар кірген соң суық көріме Қанды жасым сорғалап төгілер туған жеріме Өлі денемнен тірі рухым кетеді мүлде бөлініп Сонан соң барып жайғасар ғарыштың ұлы төріне.
Желбіре, таң серісі қасиетті айшық даңқтан жаралған Болсын тек сен үшін төгілген қанымыз біздің адал қан, Саған да түрік нәсіліме жоқ, енді мәңгі өлу Қақысы сенсің бостандық туы дербестік Қақысы, Қаққа бас иген ұлтымның тәуелсіздік. (Түрік тілінен аударған: Әбдіуақап Қара – Мұқаш Қожақметұлы) |

KÖKTUVDIÑ JELBİREGENİ ŞİİRİ VE İKİ ÇEVİRİ
KÖKTUVDIÑ JELBİREGENİ
Köktuvdıñ jelbiregeni – Qazaqtıñ asqaq bedeli. Mahabbat, qayrat ekevlep, Şımırlatqanı deneni.
Köktuvdıñ jelbiregeni – Janıma quvat beredi. Talasqa tüsse jan men tuv Jan emes, mağan keregi- Köktuvdıñ jelbiregeni.
Köktuvdıñ jelbiregeni- Eldiktiñ asqaq öleñi, Är jaqqa tartpay, Qazağım, Bir sözge jiynal degeni.
Köktuvdıñ jelbiregeni – Baqıttıñ eljiregeni, Qıyırda qalğan Qazaqtıñ Azat otanğa jete almay Köziniñ möldiregeni.
(Almas Ahmetbekulı)
|
GÖKBAYRAĞIN DALGALANMASI Gökbayrağın dalgalanması Kazak’ın yüksek itibarı. Muhabbet, azim ikisi birlikte Titretiyor tüm bedenimi.
Gökbayrağın dalgalanması Bana güç kuvvet veriyor. Çelişse can ile bayrak Can değil, bana lazım olan Gökbayrağın dalgalanması.
Gökbayrağın dalgalanması Milletimin yüçe marşı, Sağa sola dağılma, Kazağım Bir sözle birleş demesi.
Gökbayrağın dalgalanması Mutluluğun zirvesi. Iraklarda kalan Kazakların Hür vatana ulaşamadığı için Gözlerinin yaşarması.
(Çev. Abdulvahap Kara)
|
GÖKBAYRAĞIM
Kazak’ın gurur kaynağı, Dalgalanır hey Gökbayrak! Ürperir bir muhabbetle, Onu seyreden her Kazak.
Can mı, bayrak mı deseler Derim ki: Bu canım yansın! Uğrunda bin can fedadır Gökbayrağım dalgalansın!
Gökbayrağım dalgalansın, Anayurdun zirvesinde. Birleşin ey Kazaklarım Gökbayrağın gölgesinde!
Gökbayrak şadlık zirvesi, Hasret kalan kaygı çeker. Hür vatandan uzak kalan, Kazaklar gözyaşı döker.
(İmdat Avşar Çevirimizden ilhamla) |
“Köktuvdıñ jelbiregeni” şiiri Ermurat Zeyiphan’ın bestesi ile Kazakistan’ın sevilen şarkıları arasında yer almıştır. Şarkı klibi için:

Bayrak / Bayraq
Bayrak
Ey,mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü, Kızkardeşimin gelinliği,şehidimin son örtüsü! Işık ışık, dalga dalga bayrağım, Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.
Sana benim gözümle bakmayanın Mezarını kazacağım. Seni selamlamadan uçan kuşun Yuvasını bozacağım.
Dalgalandığın yerde ne korku, ne keder… Gölgende bana da, bana da yer ver ! Sabah olmasın, günler doğmasın ne çıkar. Yurda ay yıldızın ışığı yeter.
Savaş bizi karlı dağlara götürdüğü gün. Kızıllığında ısındık, Dağlardan çöllere düşürdüğü gün. Gölgene sığındık.
Ey, şimdi süzgün, rüzgarlarda dalgalan; Barışın güvercini, savaşın kartalı… Yüksek yerlerde açan çiçeğim; Senin altında doğdum, Senin dibinde öleceğim.
Tarihim, şerefim, şiirim, her şeyim: Yer yüzünde yer beğen ! Nereye dikilmek istersen, Söyle, seni oraya dikeyim ! (Arif Nihat Asya)
|
Bayraq
Ey, qızıl tuv kergen otan aspanın Türik qızı jelegiñ sol senderdiñ Jamılğısı şeyit bolğan erlerdiñ! Sävlelenip tolqındanğan bayrağım, Senen oqıp jazam erlik dastanın.
Ört beyneñdi men sıyaqtı körmegen Körin qazam qatıgez sum duşpannıñ. Seni közge ilmey uşıp kölbegen Uyaların talqandaymın qustardıñ.
Qorqınış joq sen jelbirep turğanda Öz sayañnan orın bergey täñiri. Tañ atpasın, kün şıqpasın bul mañda Jetedi ay- juldızımnıñ jarığı.
Qar jamılıp muz tösengen şaqtarda Qızıl ot bop janıp turdıñ qasımda. Tamuq jaylap, jer örtenip jatqanda Saya bolıp turdıñ kelip basımda.
Jeñimpaz tuv jelbirey ber jelmenen Bostandıq qusın kögimnen sonda köremin. Qızıl gülim şıñ basında terbelgen Sayañda tuvdım, sayañda seniñ ölemin.
Maqtanışım, mahabbatım, baylığım, İyeñ seniñ baba türik ulı elim. Jer betinen orın tañda öziñe Sol orınğa seni aparıp tigemin. (Avd. Abdulvahap Kara – Mukaş Kocakmetulı) |

İstanbul’da Cengiz Aytmatov’u Anma Programından Notlar
10 Haziran 2013 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş., Kırgızistan İstanbul Başkonsolosluğu ve Kırgızistan Dostluk ve Kültür Derneği tarafından ölümünün 5. Yıldönümünde Cengiz Aytmatov’u anma programı gerçekleştirdi. Programda konuşan akademisyenler Cengiz Aytmatov’un eserlerinin henüz hak ettiği bir şekilde incelenmediği konusunda hem fikir oldular. Bu sebeple onun eserlerinin okul kitaplarına girmesi ve hatta bir Cengiz Aytmatov Enstitüsünün kurulması gerektiğini ifade ettiler.
Program Topkapı Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde sergilenmekte olan Kırgız keçe çadırının yanında adak kurbanı kesilmesi ile başladı. Burada merhum yazara dualar edildi.
Қазақтың латың әріптері жүйесін жасағанда Байтұрсынның “төте жазуын” башлыққа алған дұрыс
Аршат Оразов баурымыз ғаламторда кириллицада жазылған қазақша мәтіндерді түркі халықтарына арналған 34 әріптік таңба негізінде латынға аударатын жақсы бағдарлама жасапты. Үлкен рахмет. Тәжірибе етіп көрдім. Бір неше түзетулер кіргізілсе өте тамаша бағдарлама болғандай екен. Қараңыз: http://www.kereknews.kz/translit.html
Біріншіден: Бару, келу деген сөздердің соңындағы “у” әрпі латын болғанда “–üv, -uv” түрінде келсе жақсы болады. Сонда ол baru, kelü емес, baruv, kelüv түрінде жазылуға тиіс.
Екіншіден: Қазақта “і” және “и” деген екі әріп бар. Мұның екеуін де латын әріптерінде бір қана “і” әрпімен жазған дұрыс болмайды. Сондықтан “і” деген әріпті “і” мен, ал “и” деген әріпті “iy – ıy” деп екі әріппен жазса дәл келеді.
Мисалы; сенің, мәтін, иман, қисын сөздерін seniñ, mätin, iyman, qıysın деп жазған дұрыс.

Kazakistan’ın Latin Harflerine Geçmesi Çağın Gereğidir
15 Aralık 2012 tarihinden beri Kazakistan’da Kiril’den Latin alfabesine geçiş meselesi hararetli tartışmalara konu olmaktadır. Bu çok yerindedir. Çünkü, böylesine önemli bir konu, elbette, toplumun tüm kesimlerince etraflıca tartışılmalıdır. Bunun sonucunda Kazak toplumunun isabetli bir tercih yapacağı şüphesizdir.
Tartışmaların başlamasına Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in 15 Aralık 2012’de yaptığı Ulusa Sesleniş konuşmasında Kazak ülkesinin 2025 senesinde Latin harflerine geçeceğini belirtmesi sebep oldu. Bu konuda fikir beyan edenlerin çoğunluğu Kazakistan’ın Kiril’den Latin’e geçmesinin bir ihtiyaç olduğunu söylüyorlar. Küçük bir kesim Kiril harflerini terk etmemek gerektiğini savunuyorlar. Bunların arasında Kazakistan’da resmi dil Kazakça’nın güçlendirilmesi yönünde büyük gayretleri olan ve Türk dünyasında da tanınmış bir şahsiyet olan Muhtar Şahanov’un da yer alması şaşkınlık yarattı. Hatta Muhtar Şahanov ve çoğunluğu belirli yaşın üzerinde Kazak aydın ve yazarlarından oluşan 66 kişi Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’e Latin’e geçilmemesi hususunda bir açık mektup da yayımladılar.

Kazakistan Latin Harflerine Geçiyor Mu?
Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev 15 Aralık 2012’de yaptığı geleneksel ulusa sesleniş konuşmasında Kazak ülkesinin 2025 senesinde Latin harflerine geçeceğini ifade etti. Bundan sonra bu konu Kazakistan ve Rusya basınının gündeminde geniş yer almaya başladı. “Latin harflerine geçmeli miyiz, geçmemeli miyiz?” şeklinde bir soru artık yersizdir. Kazakistan’da Latin alfabesine geçiş kesinleşti. Şimdi soru bu geçişin “ne zaman ve nasıl” gerçekleşeceği hususundadır.
Uzmanların yorumlarına bakılırsa, Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev’in bu konuyu gündeme getirmesinin altındaki sebep sosyal ve kültürel olmaktan ziyade siyasidir. Ancak, Cumhurbaşkanı Nazarbayev Almatı’daki köşkünde her sene geleneksel olarak edebiyat ve kültür adamlarına verilen ödül töreninde yaptığı konuşmada Latin harflerine geçişin altında herhangi bir siyasi amacın olmadığına vurgu yaptı.

Қазақстанның латын әліпбиіне көшуі заман талабы
Бүгінгі таңда қазақ қоғамында латын алфавитіне өту мәселесі қызу талқыланып жатыр. Өте дұрыс, мұндай маңызды да өзекті мәселе әрине осылайша қоғамның түрлі қатпарлары тарапынан оңды солды талқылануға тиіс. Осының нәтижесінде қазақ елі ұтымды бір шешімге келері сөзсіз.
Осы орайда пікір айтқан азаматтардың көпшілігі Қазақстанның кириллицадан латынға көшуінің қажеттілігіне баса көрсетіп жатыр. Аз ғана адам осы кириллицада айнымай қалу жайында уәж айтуда. Олардың бұл үшін айтар бір ғана себебі бар: ол, латын әріптеріне өткен жағдайда, соған дейін кириллицада жазылған кітаптар, мақалалар, журналдар не болады; Келер ұрпақ осылардағы бай рухани мәдени мұрадан көз жазып қалады деген алаңдаушылық.